BEN YAPTIM OLDU

  • 10/4/2006 - Saflığı Kirletmenin Dayanılmaz Ağırlığı
  • Kategori: Biraz Elestiri

     

     

     

    Bu nasıl bir reklam anlayışı, minicik bir bebeğin vücudunun sağlıklı olmayacağı ortada olan bunca boya ile bu hale getirilmesinin reklamcıda olması gereken, toplumsal sorumluluk ve etik sorumluluk gibi kavramların hiçe sayılması değilde nedir.? (Bu bir foto montaj çalışmasımı bilmiyorum ancak öyle bile olsa, yarattığı imaj beynimde kirlilik duygusundan başka bir şey uyandırmıyor.)

     

     Minicik bir bebeği reklam panosu haline getirmek, doğalı, saflığı, temizliği bu kadar kirletebilmek iğrenç bir  ticari anlayış.  Reklamcının  kendine her şeyi malzeme olarak kullanacak kadar pervasız görmesi, bunu sırf dikkat çekmek uğruna yapmasını  mantığım almıyor.

     

    Ben reklamı bir ölçüde sanat gibi algılıyorum, ancak bu her zaman güzel olan anlamında bir algılama biçimi değil, daha çok toplumsal sorumluluk ile örtüşüyor olması gerektiğine inanıyorum.

     

    Ses getiren reklamlara imza atan Oliviero Toscani'nin (ünlü Benetton'un Reklamcısı') bir röportajında okumuştum. Reklamın doğrudan reklamı yapılan malla bir ilgisi olmadığını, dolayısıyla reklamın ana malzemesinin ticaret değil, bilinçli marka seçimini özendirecek toplumsal ve ahlaki sorular olduğunu söylüyordu.

     

    Bir başka deyişle Toscani, reklamcı sizin malınızı kapı kapı dolaşıp satmaz, sizi aranılan, rakipleriniz içinden tercih edilen marka olmanız için lanse eder. Ürününüze ve size pazarda yer bulacak bir imaj yaratır demek istiyor. Saygın bir firma imajını kazanmanın en kolay yoluda hedef kitlenize ürününüzün onların yaşamında sağlayacağı yararlı etkileri vurgulamak, üretim stratejilerindeki toplumsal yarar etkilerini ön plana çıkarmaktır. Şu reklamı gören kişi için bu firmalar kar için her şeyi üretir önyargısını vurgulamıyor da ne yapıyor peki. Burda vurgulanan firmalardan hiç bir halkla ilişkiler yetkilisinin buna tepki göstermemesi, böyle bir anlayışın içinde yer almaktan imtina etmemesi, bence "toplum moplum hikaye biz kar' ımıza bakarız" anlayışının bir kanıtı. 

     

    Oysa bu firmalardan bir yada bir kaçı çıkıpta biz meta haline getirilmiş bebek saflığını  reklam uğruna kullanmayı red ediyor ve bu kare içinde yer almak istemediğimizi toplumsal sorumluluğumuz gereği beyan ediyoruz gibi bir açıklama ile bu resmin yer alacağı kampanyanın altına dip not olarak eklemiş olsaydı, işte İMAJ işte AMACINA ULAŞMIŞ REKLAM bu olurdu.  

     

    Sözün özü, ben bu reklama baktığımda, iğrenç buldum ve bunu da küresel kapitalizmin yarattığı ve reklamcı yaratıcılığı imzasıyla yutturulan küreselleşmenin toplumsal anamolilerinin bir etkisi olarak algıladım. Reklamcıların yaratıcılıklarını kullanırken toplumsal etkilerini de gözardı etmemeleri gerektiğine inanıyorum.

     

      NASLI

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 20/2/2006 - YAPICI OLMAK EĞİTİM GEREKTİRİR...
  • Kategori: Biraz Elestiri

     

          Enson okuduğum kitap Mehmet Fuatın "Eleştiri Üstüne" adlı kitabı.Mehmet Fuat kitabında; Eleştirinin bir yazı sanatı olduğunu vurguluyor ancak, bilimsel eleştiri, nesnel eleştiri yolundaki çalışmalarınıda desteklediğini belirtiyor. Kitapta 50 yıllık bir süreç içinde  eleştirimizde görülen gelişmeleri çeşitlenmeleri görebiliyorsunuz. Ben kitabı okuyunca eleştirinin gerçekten bir yönteme dayalı olarak yapılması gerektiğini ve yermekle eleştirmek arasındaki naif çizgiyi daha net farkettim. Doğru eleştiri yapabilmenin inceliklerini anlamak açısından okumanızı tavsiye ederim.

     

    Bence hepimiz herşeyi çok iyi bildiğimizi idda ederiz, herşeyi kendi doğrularımıza göre değerlendiririz, çoğu zaman eleştiriyorum kardeşim, eleştiriye açık ol diye bizi eleştirenlere karşı yaptığımızı savunuruz.

     

    Aslında eleştirinin tam bir tanımlamasını yapmak çok zor. Edebi eleştiri, bilimsel eleştiri, etik eleştiri, felsefik eleştiri, toplumsal eleştiri, nesnel eleştiri..... bu şekilde birçok eleştiri tanımlaması var. Eleştirinin araçlarıda bu türlere göre farklılık gösteriyor. Örneğin bilimsel eleştiride, bilimsel kriterlere göre bir uygunluk veya sapma tespiti üzerinden yorumsal yaklaşımla ispata dayalı bir eleştiri anlayışı varken, toplumsal eleştiride coğrafyaya göre kriterler değişiyor. Kişisel eleştiri ise kişinin kendi doğruları veya yanlışlarına göre yaptığı analize dayandığı için kriterleride nesnel oluyor.

     

    Sanıyorum çoğu zaman  eleştiri ile yermek arasındaki farkı kaçırıyoruz. Günlük yaşantımızda birilerini, olayları eleştirirken veya yaptıklarımızı savunurken, söze "....benim görüşüme göre .... " diye başladığımız anda bizim birikimleriniz doğrularımız kriter olarak kullanılacağı için karşımızdakinin birikim ve doğrularıyla çakışacak demektir. Bunu gözardı etmeden kendi eleştirel yaklaşımınızı ortaya koyabiliyorsanız yaptığınız eleştiri karşınızdaki kişi için bir soru işareti, belki hareket noktası teşkil ediyor. Yermek ise karşınızdaki kişiye ben böyle düşünüyorum, böyle olması gerekir yaklaşımı. Bu bize yerdiğimiz olay veya kişiden savunma ve direnme olarak tepki alacaktır. Sonuç olarak hareket noktası oluşturmanız mümkün olamayacak demektir.

     

    Eleştiri konusunda nezaman birşeyler  okusam aklıma aşağıdaki yazı geliyor. Demokrası kültürüne sahip olmak, sağlıklı bireysel iletişim kurabilmek ve yapıcı eleştiri yapabilmek  adına bu yazıyı çok yararlı bulacağınızı umuyorum. Bu nedenle sizlerle de paylaşmak istedim. Dilerim okumaktan keyif alırsınız.

     

    YAPICI OLMAK EĞİTİM GEREKTİRİR...

    Renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini
    tamamlamış. Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en
    kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını,
    halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı
    iliştirmesini istemiş. Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde
    resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş.

    Üzüntüyle ustasına gitmiş. Usta ressama üzülmemesini ve yeniden resme
    devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış.
    Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş fakat bu
    kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile bırakmasını önermiş.

    Öğrenci denileni yapmış.. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.Usta ressam şöyle demiş:

    "İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün.

    Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.
    İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim
    gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.

    Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın.
    Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenler ile tartışma."

     

      NASLI

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Ben Kimmiyim..?

    NASLINAME........... Mekanım, Ankara, Mesleğim: Ekonomi ve NT Yöneticiliği, İlgi Alanlarım; söylemek zor, maymun iştahlı diyelim yani herşeyden biraz. Amacım başta dünyayı gezmek, biliyorum bir gün iyi para kazanacak bir işim olacak, paraya para demeyeceğim, beklentim ise kısaca, dokunmayın hayatıma....

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Eski Yazılar
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • BYG
  • <%LinkTitle%>

    Arkadaşlarım

  • mustafanurigursoy
  • frambuazCafe
  • kardelenn
  • acelyaxxx
  • guncelhaber
  • KATEGORİLER:

    Biraz Ciddiyet 4 Görüntüle |
    Biraz Elestiri 2 Görüntüle |
    Biraz Espiri 5 Görüntüle |
    Biraz Net 3 Görüntüle |
    Ozgur Pano 10 Görüntüle |
    Biraz Tasarim 9 Görüntüle |

    Tıkladıklarım:

    Karya Ambalaj

    Karya Blog

    Altı Üstü Tasarım

    ShowHaber

    Adminin Gözlerinden

    Atilla Ate 'den bir sunu

    YAZI BOYUTUNU SEÇ

    100%
    125%
    150%


    KARYA AMBALAJ

    Ambalajda Doğru Adres

    ÜRÜNLERİ Görmek İçin Tıklayınız

    --- Kağıt Çanta

    --- Plastik Poşet

    --- Karton Kutu

    --- Baskılı Kutu - Oluklu Mukavva Koli

    --- Baskılı Etiket - Kurdela

     

     


    Showhaber - Son Dakika Haberleri
    Sayfa: 1 - Toplam: 10
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa
     

       

     

     


    eXTReMe Tracker