Sevgili Dostum Sezen'nin yolladığı e-postayı sizlerle de paylaşmak istedim.
Hani Güleriz Ağlanacak Halimize diye bir söz vardır ya, bu e-postadakilerde bu sözü en güzel şekilde ifade ediyor.
Biraz acı tebessüm biraz düşünmek ...!
Haa unutmadan e-postanın konusu : Türkiye'den Guinesslik Ölümler !!!
1.Balkona 50 kişinin çıkması sonucu meydana gelen toplu ölüm.( Dudullu 'da bir nişan töreninde )
2.TEM 'de seyreden araçtaki 5 kişinin radyoda oynak şarkı çalınca aracı sağa çekerek otoyolda göbek atmaya başlaması ve üçünün ayrı ayrı araçların çarpması sonucu ölümü.( Adapazarı / Hendek )
3.Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısındaki taşı çıkartmak için ayağını silkeleyen kişiyi elektrik çarptığını sanan bir başkasının akımdan kurtarmak amacıyla kafasına kürekle vurup öldürmesi.( Rize - Tunca köyü )
4.Midesine sinek kaçan bir kişinin sineği öldürmek için odaya sıkar gibi ağzına sheltox isimli ilacı sıkması ve sinekten beter ölümü.( İstanbul - Sultanbeyli )
5.Aynı işyerinde biri gündüz biri gece vardiyasında çalışan baba - oğlun motosikletle eve giderken sert bir virajda karşılaşıp birbirlerine selam vermek isterken çarpışarak ölmeleri. ( Konya )
6.Karabük demir-çelik fabrikasında 600 tonluk pres makinasının arasından emekleyerek geçen işçinin 2450 santigratlık fırında sigarasını yakmaya çalışırken can vermesi. ( Karabük )
7.Bir lunaparkta kafadar iki gece bekçisinin uçan sandalyeyi çalıştırıp binmeleri ve durduracak kimse olmayınca inemeyip sabaha kadar kusarak hayatlarını kaybetmeleri.( Göztepe
İlkbaharda ve sonbaharda işe gitmek için sabah erken kalkmak çok zor oluyor, insan yastığa yapışıp kalıyor ama mecburen kalkıyorsunuz. İşyerinize gelip masanıza oturana kadar süren bir maraton başlıyor. Hemen hemen hergün yaşanan rutinler. Yine öyle bir gün ve gelen maillerimin içinde aşağıdaki resim çıktı. Benim çok hoşuma gitti, çok güldüm. Sevgili Azeri dostlardan birkaç diyalog...
Buyurun sizde sabah sabah gülümseyerek güne başlayın ve gününüz hep öyle geçsin.
Amasya'nın Merzifon İlçesi'ndeki 5'inci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda görevli bir grup subay, Cem Yılmaz'a özenip 'eğlence olsun' diye kamera karşısına geçti. Amatör kamera ile çekilen oyunda ünlü şovmenin 'Doritos' reklamından esinlenildi. Ancak sahte filo kurma çalışmalarını konu edinen oyunun internetten yayınlanması Hava Kuvvetleri'ni sıkıntıya soktu. Video kasetin nasıl ve ne şekilde yayınlandığını tespit etmek ve oynayanların kimliğini belirlemek için araştırma başlatıldı. Senaryoya göre uyanık bir subay, rütbelilere sahte filo kurma planını açıklar. Sahte filo için gerekli silah ve mühimmatı temin etmek için harekete geçilir. Diyaloglar reklamdaki gibi 'doktor'la 'elemanları' arasında geçmektedir. Sonunda bir yüzbaşı ve iki üsteğmen, tıpkı reklamdaki gibi baskına uğrar ve yakalandıktan sonra da askeri bir araca bindirilir. İşte 3 yıl önce çekildiği anlaşılan ve internette "video.google.com" yayınlanan görüntüler.
İnternette dolaşırken tesadüfen gördüğüm bazı ilginç fikir ve ürünlerin resimlerini yukarıya ekledim. Aslında bu ürünlerden bazıları değişik hediye altarnatifleri de olabilir. Sizi bilmiyorum ama dostlarıma doğum günü veya özel günlerde ne hediye alacağımı hep şaşırırım. Madem hediye alıyorum hem değişik olsun, aldığım
kişinin ilgisini çeksin, bir espirisi olsun ve onun işine yarasın diyorsunuz. Tabi bu düşünce iyi de , adını koymak zor iş :) Belki bunlardan bir kaçı sizlere ilginç hediye altarnatifi olabilir. Bunlar içinde açıkçası benim en çok ilgimi; konserve kutusundaki canlı çiçekler ile yumurta formu şeklinde tasarlanmış canlı çiçek tohumlarının olduğu ürünler çekti. Site adresi http://www.ilgincurunler.com/main/ diğer ürünleri görmek için bakabilirsiniz.
PUZZLE'LI ALARMLI SAAT Sabahları uyanmakta zorlanıyor ya da saatiniz çalmaya başlayınca hemen kapatıp geri tatlı yatağınıza dönüyorsanız puzzle'lı alarmlı saat tam size göre. Bu saat, tepesindeki dört adet puzzle parçasını havaya fırlatarak sizi uyandırıyor ve siz bu puzzle parçalarını doğru yere yerleştirmedikçe alarm sesi kapanmıyor. Yanlız bu ürünü birilerine hediyeye olarak almayı düşünüyorsanız her sabah arkadaşınızın kulaklarınızı çınlatacağını ve hatta yüzünüzü yanacak kadar hatırınızı anacağını unutmayın :) (Not: Azo' cum bu tam senlikkk .. )
PARAŞÜTLÜ ŞAMPANYA
Özel kutlamalarda şampanya patlatmak vazgeçilmez bir ritüeldir. Yeni bir parlak fikir bu ritüeli çok daha eğlenceli hale getirdi. Artık kutlamalar sırasında şampanyadan fırlayan kapaklar, üzerine takılan paraşüt sayesinde yavaş yavaş düşüyor. Eğelenceli :)
MAHARETLİ KLOZET NEOREST
ABD’de üretilen “Neorest” model klozetlerin maharetleri görenleri şaşırtıyor. “Sahibi” geldiği zaman otomatik olarak kapağı açılan klozetlerin, yükseklik ayarı bulunuyor. Tuvalet suyunun sıcaklığını otomatik olarak ayarlayan ve “iş” bittikten sonra havaya parfüm sıkan Neorest, beş bin dolara satılıyor. Sakın bunu hediye olarak yollamayınnn :) kullanım amacı olarakkkk incinebiirsiniz...
İLGİNÇ MOUSE' LER
Yaratıcı tasarımlar ve parlak fikirler artık bilgisayar aksesuarlarında da kendini gösteriyor. Dünya kupası için tasarlanmış bu mouseların, tasarımın yeni ve ayırt edici olma özelliklerini üzerinde taşıyan ve yaratıcılığın sınırlarını tam anlamıyla zorlayan farklı alternatiflerini görmek için tıklayın...
Kaynak:http://www.patentofisim.com/
Buluşlar konusuna gelince, Xerox' tan gelen süpür buluş, eminim çok işe yarayacak ve birçok alanda çığır açacak bir teknolojinin ilk adımları denebilecek değerde bir araştırma geliştirme çalışması. Patent aşamasına gelinmiş, detaylar ise;
Xerox'ta AR-GE geliştirdiği yeni bir teknoloji ile siyah beyaz basılan bir doküman, istenildiği zaman renkli bir doküman haline geliyor.
Xerox, yeni bir buluşa daha imza attığını ve bu yenilik için patent başvurusunda bulunduğunu açıkladı. Xerox bilim adamları, dokümanın içine yerleştirdikleri renk kodları ile, faksla gelen veya yazıcı, fotokopi cihazı tarafından siyah beyaz basılan bir dokümanı tekrar renkli bir doküman haline getirmenin yolunu keşfettiler.
Siyah - beyazdan, renkliye Siyah beyaz basılan bu kağıt, daha sonra aynı yazılıma sahip farklı bir renkli fotokopi makinasında çoğaltıldığında ya da çok fonksiyonlu bir makinede tarandığında kodlar algılanıp, çözülerek renkli bir doküman olarak taranması ya da çoğaltılması mümkün olacak. Böylece renk kodları görüntünün içine gizlenerek basılan siyah beyaz bir dokümanı, istendiğinde renkli bir doküman haline getirmek mümkün olacak.
Bizim pazarlama profesörümüz Sevgili Aslan Eren hocamın kullakları çınlasın, onca yıl bize Marketing okuttu, şöyle akılda kalıcı bir MARKA olma reçetesi öğretemedi .. -----
PAZARLAMA
Alıntı:
Bir partide çok şahane bir kız gördünüz diyelim. Hemen yanına gidip: "Harika sevişirim!" derseniz; Bu, doğrudan pazarlamadır (direct marketing)
Arkadaş grubunuzla partide takılırken, Arkadaşlarınızdan biri kıza gidip sizi gösterip: "Şu çocuk var ya, harika sevişir." derse; Bu reklamdır
Partide şahane bir kız gördünüz. Yanına gidip telefon numarasını aldınız. Ertesi gün kızı arayıp dediniz ki: "Merhaba, harika sevişirim."; Bu telemarketing'dir.
Partide şahane bir kız gördünüz. Hemen kravatınızı düzeltip ona bir içki koyarsınız, ona kapıyı açarsınız, çantası düşerse hemen davranıp yakalar,kendisine verirsiniz. Dolaşmayı teklif edersiniz ve dersiniz ki: "Ha bu arada, harika sevişirim."; Bu halkla ilişkilerdir.
Partide şahane bir kız gördünüz. Kız yanınıza geldi ve dedi ki: "Duydum ki harika sevişiyormuşsun." Bu, tanınmış marka olmaktır.
(Bu Fıkra gibi yazıyı arkadaşım Zeki mail ile yollamış alıntının kaynağını belirtmemiş o yüzden kaynak yazamadım. Naif bir espiri anlayışı ile hukuk sistemimizdeki çarpıklıklara da hoş bir yaklaşım, sizlerle de paylaşmak istedim. )
CEZA ha !
Türkiye'yi şahane şekilde yöneten arkadaşlar, nefis bir karar daha aldı.Trafik cezasını peşin ödeyene, yüzde 25 indirim yapılacak.
Yani, 4 kez kırmızı ışıkta geçene, 1 geçme bedava...
20 defa mı geçtin kırmızı ışıkta? Ben hesapladım: 3 hatalı sollama bonus...
Tam öküzsen eğer...
50 defa kırmızıda geç, 20 defa hatalı solla, 15 hız rekoru kır... Yaralamalı kaza "ücretsiz"e denk geliyor. Hatta yılda 2 defa aynı haltı yersen, ışıldaklı eskort bile verir bunlar. Hatırlı müşteri diye...
Malum, bugünlerde "hukuk" diyeni içeri tıkıyorlar. Ama yine de soramadan edemiyor insan...
Bu indirimli ceza sistemi, suç işleyip cebinde nakiti olandan başka kimin işine yarar?
Suç işlemeyen, adam gibi otomobil kullanana nasıl bir faydası var? İlla suçlu mu olmak gerekiyor, devletin şefkatinden nemalanmak için?
Üstelik, akıllara ziyan bu karar, sadece indirimle sınırlı değil. "Ekonomik durumu müsait olmayan" a 4 taksit yapılacakmış.
Kardeşim... 50 milyon cezayı ödeyemiyorsa hırt, altında niye 15 milyarlık otomobil var?
Sonra diyorlar ki, "direksiyonda sigara içene ceza geliyor..." Gelmezse hatırım kalır.
Allah'a şükür üç beş kuruşumuz var... Kaç paraysa veririm, nargile içerim direksiyonda, lan nargile... TEŞEKKÜRLER
ve ayrıca, Al benden de okadar Zeki'cim keyifle tüttür sigaranı, paramı yetmedi bir alo de yeter..
Bu ilginç öykü ABD' den Alexandra Donahue'nun arkadaşı Linda'nın başından geçiyor:
Arkansas'a akrabalarını ziyarete giden Linda, alışveriş için bir süpermarkete gider. Arabasını park ederken yanındaki park etmiş arabanın sürücü mahalinde oturan kadın dikkatini çeker.
Kadın ellerini başının arkasına kavuşturmuş, gözleri kapalı, kıpırdamadan durmaktadır. Linda, kadının durumunda bir tuhaflık sezer, ancak müdahale etmez. Alışverişini tamamlayıp, arabasına döndüğünde kadını hala aynı pozisyonda görünce dayanamayıp arabanın c***** vurur:
"Iyi misiniz?". Kadın cevap verir: "Başımdan vuruldum. Beynim dışarı akmasın diye tutuyorum".
Bu cevap üzerine telaşlanan Linda, süpermarket yetkililerinden yardım ister. Ambulans çağrılır. Otomobilinin kapı kilidi kırılarak açılır ve kadın dışarı çıkartılır. Ancak büyük bir şaşkınlıkla kadının başının arkasında bir parça ekmek hamurunu sıkıca bastırarak tuttuğu görülür.
Sonunda olay anlaşılır.
Kadının marketten satın aldığı mayalı ekmek hamurunun poşeti, otomobilin içindeki sıcak havanın etkisiyle, tabanca sesine benzer bir sesle patlamış; hamur parçaları büyük bir hızla çevreye saçılmıştır.
Duydugu sesi tabanca sesi, başının arkasına yapışan hamuru kurşun deliğinden dışarı sızan beyni sanan kadın, Linda'nin gelişiyle sanal kâbustan kurtulur.
İŞTE 2005'İN EN GARİP OLAYLARI! TÜRKİYE'DEN CEZAEVİNDE SEKS
2005'in gariplik listesi
Trajediler, savaşlar ve doğal afetlerin yanı sıra, 2005'te garip olaylar da yaşandı. Fransız haber ajansı AFP, yılın en acayip haberlerini bir araya getiren bir liste yaptı:
AFP - PARİS - Türkiye hapishanelerinden birinde yan yana hücrelerde kalan bir erkek ve bir kadın mahkûm duvarda delik açarak, cinsel ilişkiye girmeyi ve çocuk sahibi olmayı başardı. mahkûmlar, kamu malına zarar vermekten dört ay ilave hapis cezasına çarptırıldı. (Olay, 2003'te mahkûm kadının doğum yapmasıyla patlak verdi, dava 2005'te karara bağlandı).
Avustralya Newcastle'da polis, evlerin çatılarına hızla çarpan çok sayıda donmuş tavuk bulunduğunu rapor etti. Polis, güçlü bir mancınık kullanan bu şakacıyı bulamadı.
Bir Alman postanesindeki postacılar, ellerindeki paket titremeye ve garip sesler çıkarmaya başlayınca, bomba zannederek paniğe kapıldı. Sonunda pakette bir seks oyuncağı olduğu ortaya çıktı.
Doğu Afrika ülkelerinden Mali'de, kendisini görünmez yapacağına inandığı büyüleri uygulayarak banka soygunu yapmaya hazırlanan bir adam, bankayı koruyan polislerin 'aklından geçenleri tahmin etmesi' üzerine vurularak yaralı olarak yakalandı.
İsviçre'de turizm yetkilileri, yazın erimemesi için bir buzulu PVC köpüğüyle kapladı.
Chicago'da bir otoyoldaki istinat duvarında ortaya çıkan lekenin Bakire Meryem'i temsil ettiğini düşünen Hıristiyanlar otoyola akın etti. Bir grafiti sanatçısının lekenin üzerine 'büyük yalan' yazmasının ardından tüm duvar boyandı.
Danimarka da bir papaz, Tanrı'ya inanmadığını söyleyince önce görevi askıya alındı, sonra kiliseye yeniden kabul edildi. Lutheran Protestan Kilisesi'nin yöneticisi, "Ona yeni bir şans veriyoruz" dedi.
Britanya'da sahilde amaçsızca dolaşırken bulunan ve piyano virtüözü olduğu belirtilen bir genç adam, aylarca dünya medyasını meşgul etti. Sonunda, aylar boyu bir kelime bile etmeyerek esrarengiz havasını koruyan gencin ünlü olma heveslisi bir Alman olduğu ve aslında çok da iyi piyano çalamadığı ortaya çıktı.
Karısıyla para yüzünden kavga eden İsrailli bir zengin, kasayı açıp 680 bin doları aldı ve evin ön bahçesinde yaktı.
Wimbledon tenis turnuvasının üst düzey yöneticilerinden biri emeklilik konuşmasını, kadın tenisçilerin oyun sırasında çıkardığı 'rahatsız edici' seslere ayırdı. Yönetici, konuşmasında bu seslerin giderek daha da yükseldiğinden yakındı.
Sevgilisinin hamile karısını öldürmesi için 136 bin dolar karşılığı bir kiralık katille anlaşan Japon kadın, katil başarısız olunca parasını geri almak için polise başvurdu.
Alman İçişleri Bakanlığı, bundan böyle gülümseyen fotoğrafların kimliklerde kullanılmayacağını, bu tür fotoğrafların bakanlığın kullandığı biometrik tanıma teknolojisinde karışıklığa yol açtığını belirtti.
Los Angeles'ta, bir taksici, araçta, içinde 350 bin dolar değerinde elmas olan bir para kesesi buldu. Afgan göçmeni olan taksi şoförü, elmasları öylece polise teslim etti.
ABD'nin Wisconsin eyaletinden bir yaşındaki tekir kedi Emily, bir konteynıra düşerek Fransa'ya kadar seyahat etti. Nancy şehrinde zarar görmeden konteynırdan çıkartılan kedicik, konforlu bir uçak yolculuğuyla evine döndü.
NASLINAME...........
Mekanım, Ankara, Mesleğim: Ekonomi ve NT Yöneticiliği, İlgi Alanlarım; söylemek zor, maymun iştahlı diyelim yani herşeyden biraz. Amacım başta dünyayı gezmek, biliyorum bir gün iyi para kazanacak bir işim olacak, paraya para demeyeceğim, beklentim ise kısaca, dokunmayın hayatıma....