Ben haberleri internet üzerinden okumayı seviyorum. İtiraf etmek gerekirse gazete almıyorum. Nedenine gelince elimin altında internet var istediğim gazetelere veya haber portallarına girip haberleri takip ediyorum, hem de nerdeyse 5 dakikalık güncellemelerle izleme olanağım oluyor. Hızlı habere ulaşmanın yanı sıra gazetede haberi okuyor ve sadece kendi görüşlerinize göre çıkarımlar yapıyorsunuz. Oysa internet haber sitelerinin ve haber portallarının pek çoğunda okurların yorumları için bölümler var, inanın haberden daha çok beni çeken bu yorumlar oluyor. Düşünün sadece olayı objektif olarak aktaran bir haberi okuyan 10 kişiden de 10 ayrı yorum geliyor, farklı çerçevelerden bakan insanların profillerini bilmece çözerken aldığınız bir zevke benzer duygu ile kendi kafanızda şekillendirmeye çalışıyorsunuz.Yerel haberlerin yer aldığı portalları takip etmekte ayrıca çok keyifli ve çarpıçı haberlere rastlamak mümkün. İşte sırf bu nedenle haberleri internetten takip etme alışkanlığım oluştu
Bir arkadaşım internet haberciliği hakkında bir yazıya ihtiyacı olduğunu söyleyip yardımcı olmamı rica etti bu nedenle konuyla ilgili birçok yazı ve araştırma okumam gerekti. Okuduklarımdan sonra günlük gazete almayıp, medyayı sadece internet üzerinden takip ettiğim, basılı yayınlardan sadece haftalık veya aylık birkaç dergiyi alarak gazetelerde çalışan basın emekçilerinin emeklerine yapılan saygısızlığa ortak olduğum düşüncesiyle rahatsızlık duymadığımı söyleyemem.
Neden mi?
İşte nedeni,
İnternet kullanıcı sayısının artışı, okurların haberleri internet üzerinden takibini yaygınlaştırdı. Bu konuda yapılan pek çok araştırmalarda Türkiye de internet gazetesi okurlarının önemli bir bölümünün 20-35 yaş arası, belirli bir işi olan, orta düzey veya üstünde bir gelire sahip, lise veya üniversite mezunlarından oluştuğunu, medya devi Rupert Murdoch'un Amerika'da yaptığı bir araştırmada ise 18-34 yaşındakilerin yüzde 44'ünün haberleri internetten takip ettiğinin belirlendiğini okudum. Bu gerçekten önemli bir okuyucu potansiyeli demek. Bu kadar geniş bir kitleye hitap etmek ise reklam pastasından da önemli bir pay alınması gerektiği anlamına geliyor. Türkiye’de internet haberciliğinden elde edilen reklam gelirlerine ilişkin olarak veri bulamadım. O yüzden tahminlerime göre değerlendirme yapıyorum.
Birçok kişi benim gibi artık tek bir gazete almıyor ve birçok gazetenin haberini kendilerini haber sitesi olarak tanımlayan portallardan takip ediyor. Bu sitelerin tamamına internet gazeteciliği veya internet haber sitesi olarak bakmak ne derece doğru bilemiyorum. Bu haber portallarının en büyük eksikliği habercilik alt yapılarının bulunmaması. Önemli ölçüde gazete, tv ve ajanslardan derledikleri haberleri toplama anlayışına uygun yayıncılık yapıyorlar. Yani haber portallarının pek çoğunda, ulusal gazetelerin kendilerine ait web sitelerinde yayınladıkları haberleri kopyala/yapıştır yöntemi ile kendi ilgi alanları çerçevesinde derlenip bir araya getirilmesi veya kolaj diyebileceğimiz bir yayıncılık anlayışını görüyoruz.
Baslı yayın yapan ve web sitelerinde bu haberleri internet ortamında yayınlayan ulusal gazete ve ajanslar ile bu kurumlarda çalışanların pek çoğunun doğal olarak haber portallarından hoşnut olmadığı görülüyor. İnternette konu ile ilgili o kadar çok yazı ve eleştiri buldum ki kaynak göstermekten vazgeçtim J Aslında haklılar, çünkü hemen her basın kuruluşunun bir yazı işleri kadrosu, haber merkezi, ekonomi servisi, dış haberler servisi, kültür-sanat servisi, haber araştırma servisi gibi birçok birimi var. Bu birimlerde de çok sayıda basın emekçisi görevli. Haberin oluşum süreci yorucu ve emek isteyen bir çalışma gerektiriyor. Haberde tüm medyanın buna uyduğunu asla kabul etmemekle birlikte haber tekniğine uygun (5N1K) detay çalışmanın olması gerektiği yani haberin güvenirlik, gazetecilik etiğine uygunluk, kaynak ve olaya ilişkin objektif bilgi aktarımı, kişisel hakların ihlalinin engellenmesi, kamu yararı falan filan bir sürü detayın düşünülmesinden sonra oluştuğu ve bizim önümüze 10-15 satırlık bir yazı olarak hazır şekilde geldiğini görüyoruz. Çok çabukta tüketiliyor, mutfaktaki çalışmayı genellikle okur olarak gözardı ettiğimiz ortada.
Hal böyle oluncada bu haberleri hazırlayan basın emekçi kadroları, bu haberleri kendi portallarında kullanan kişilerin, haberi kendi haberleriymiş gibi lanse etmelerinden şikayetçiler. Bunca emek verilerek ortaya çıkan haber için harcanan emeğin düşünülmesi, hiç değilse kaynak gösterilerek, link verilerek yayınlanmasını ve emeklerine saygı istiyorlar. Bu görüşe katılmamak mümkün değil. Madem internet bilgi paylaşım ağı o zaman bu bilgilerin kullanılması çok normal ancak bunu da emeğe saygı çerçevesinde kaynak göstererek kullanmak gerekir.
İşte arkadaşıma yazıp yolladığım yazıdan, bana ve bloğumuza kalan özet paylaşımda bunlar.
NASLI
|